İçeriğe geç

Öznel anlatım nedir örnek ?

Öznel Anlatım Nedir? Örneklerle Anlatıyorum!

Eskişehir’de bir kafede otururken, arkadaşımın bana nasıl hissettiğini anlatmaya çalışırken kullandığı kelimeleri düşündüm. “Bugün gerçekten kötü hissediyorum, her şey üst üste geliyor,” dedi. Şimdi, bu duygu ifadeleri birer öznel anlatım örneğidir. Peki, öznel anlatım nedir? Ne zaman karşılaşırsınız? Hadi gelin, bu konuyu biraz daha derinlemesine, ama anlaşılır bir şekilde inceleyelim.

Öznel Anlatım: Kişisel Bir Bakış Açısı

Öznel anlatım, bir olay ya da durumu kişisel düşünceler, duygular ve bakış açıları üzerinden anlatmaktır. Yani, öznel bir anlatımda yazar ya da anlatıcı, kendi duygu ve düşüncelerini ön plana çıkarır. Kısacası, bu anlatım türünde “benim gözümle görülen” bir dünya vardır, çünkü her şey kişisel bir izlenimle sunulur. Örneğin, bir arkadaşınızın eski sevgilisiyle karşılaştığınızda, “O kadar kötü görünüyordu ki, sanki hayatı sona ermiş gibi bir havası vardı,” demek, bir öznel anlatımın örneğidir. Burada, kişinin duygusal bakış açısı devreye girer ve olaylar ona göre değerlendirilir.

Öznel anlatımda, somut gerçeklerden ziyade, kişisel düşünce ve duygular ön plandadır. Hadi, örneklerle bu durumu daha netleştirelim.

Öznel Anlatım Örnekleri

Bir şeyin öznel olup olmadığını anlamanın en basit yolu, anlatımda kişinin duygusal ya da kişisel bir izlenimi olup olmadığına bakmaktır. Şimdi, öznel anlatım ile nesnel anlatımı karşılaştıralım.

  • Öznel Anlatım Örneği: “Bugün Eskişehir sokaklarında yürürken, şehir bana çok huzurlu ve neşeli geldi. İnsanlar, gülerek birbirleriyle sohbet ediyordu. Burası benim için hep özel bir yer.”

    Bu örnekte, yazarın duyguları ön planda. Eskişehir’in huzurlu ve neşeli görünmesi, tamamen yazarın kişisel algısı ve o anki ruh haline bağlı bir yorumdur. Şehir, her insan için farklı anlamlar taşıyabilir, bu yüzden öznel bir anlatım kullanılmıştır.

  • Nesnel Anlatım Örneği: “Bugün Eskişehir sokaklarında yürüdüm. Havanın sıcak olduğu, insanların çoğunlukla yürüyerek gitmeyi tercih ettikleri gözlemlendi.”

    Burada ise nesnel bir anlatım var. Olaylar olduğu gibi aktarılıyor ve kişisel bir yorum bulunmuyor. Hava durumu ya da insanların tercihlerine dair yalnızca gözlemler var, ancak anlatıcının duygusal bir katılımı yok.

Görüldüğü gibi, öznel anlatımda anlatıcının kişisel algısı, hissiyatı ve değerlendirmeleri daha fazla ön planda. Bu da, okurun anlatıcının gözünden dünyayı görmesini sağlar.

Öznel Anlatımın Kullanım Alanları

Öznel anlatım genellikle edebiyat, şiir, günlük yazıları ya da denemelerde sıkça karşımıza çıkar. Çünkü bu türlerde yazar, okuyucuya yalnızca olayları anlatmakla kalmaz, aynı zamanda onun duygusal dünyasına da bir pencere açar. Örneğin, bir romanın ana karakterinin iç dünyasına dair bir anlatımda, o karakterin duyguları, düşünceleri ve hatta hayal kırıklıkları öznel bir biçimde aktarılır. Bu tür bir anlatım, okuru karakterle daha güçlü bir bağ kurmaya davet eder.

Eskişehir’de yaşadığım süre boyunca, bir kafede kahve içerken ya da üniversitenin kampüsünde dolaşırken, bazen “şu an çok mutlu hissediyorum, her şey yerli yerinde” ya da “bugün biraz yalnız hissediyorum, sanki etrafımdaki her şey uzaklaşıyor” gibi düşüncelerim olur. İşte bu tür ifadeler de öznel anlatım örnekleridir. Benim duygularım, gözlemlerim ve iç dünyamla şekillenir, başkaları buna katılmayabilir ya da farklı hissedebilir, ancak önemli olan, benim o an ne hissettiğimdir.

Öznel Anlatımın Farkı: Nesnel Anlatım ile Karşılaştırma

Öznel anlatım ile nesnel anlatım arasındaki farkları daha iyi anlayabilmek için, günlük yaşantımıza örnekler eklemeye devam edelim. Diyelim ki, bir arkadaşınız sizi akşam yemeğine davet etti. Öznel bir anlatım şöyle olabilir:

“Akşam yemeği çok güzeldi. Yemekler, sanki annem yapmış gibi lezzetliydi. Ama en çok sohbeti sevdim. Gerçekten keyif aldım.” Burada, anlatıcı, sadece yemekleri değil, atmosferi ve hislerini de değerlendiriyor. Ancak nesnel bir anlatımda, yemeklerin nasıl yapıldığı ya da sofrada kaç kişi olduğu gibi, duygusal bir katılım yoktur. Yani nesnel anlatım, sadece belirli gözlemlerle sınırlıdır.

Öznel anlatım, bazen olayları daha renkli ve duyusal hale getirebilir. Özellikle romanlarda ve hikayelerde, yazarlar karakterlerin iç dünyalarını, onların duygusal geçişlerini anlatırken, öznel anlatım kullanırlar. Bu, okuru daha derinlemesine bir deneyime sokar. Nesnel anlatım ise, daha çok bilgi vermek ve durumu objektif bir şekilde aktarmak için kullanılır.

Sonuç: Öznel Anlatım, Kişisel Bir Dünya Yaratır

Öznel anlatım, kişisel düşüncelerin, duyguların ve algıların yazıya dökülmesidir. Bir olayın, bir yerin ya da bir durumun, sadece gözlemlerle değil, aynı zamanda anlatıcının içsel dünyasıyla aktarıldığı bir anlatım türüdür. Bu tür, daha çok edebiyat ve kişisel yazılarda kendini gösterir. Bazen bir kahve içmenin, bazen bir yürüyüş yapmanın bize hissettirdikleri, öznel bir anlatımın temelini oluşturur. Sonuç olarak, öznel anlatımda önemli olan, “benim gözümle gördüğünüz” değil, “benim kalbimle hissettiğim” dünyadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort ankara escort
Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet