İçeriğe geç

Etiket: bir

Zonguldak kaç tane ilçesi var ?

Zonguldak Kaç Tane İlçesi Var? Bir Edebiyatçının Coğrafyadan Anlatıya Yolculuğu Giriş: Sözcüklerin Haritasında Bir Yolculuk Bir edebiyatçı için her şehir bir karakterdir, her ilçe bir hikâye. Kelimenin gücü yalnızca anlatmakta değil, yaşananları yeniden kurmakta saklıdır. Zonguldak adını duyduğumda, kömürün kara dumanı değil, emeğin, sabrın ve denizin tuzlu sesi gelir aklıma. Bu şehir, yalnızca madenlerin değil, kelimelerin de derinliklerinde kazı yapmayı gerektirir. Peki, Zonguldak kaç tane ilçesi var? Bu soru ilk bakışta yalnızca coğrafi bir merak gibi görünür. Oysa edebiyatın gözüyle bakıldığında, her ilçe bir anlatının durağı, bir romanın sahnesi, bir şiirin imgesi olur. Çünkü bir coğrafya yalnızca çizgilerle değil, insan…

10 Yorum

Tambur mili nedir ?

Tambur Mili Nedir? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme Bir psikolog olarak, insan davranışlarını anlamak için karmaşık içsel dünyaları çözümlemeye çalışırken, genellikle görünmeyen bir dizi faktörün insan psikolojisini nasıl şekillendirdiğini gözlemlerim. Bazen, çok basit görünen bir şeyin ardında derin psikolojik mekanizmalar ve işlevler yatar. Bu yazıda, ilk bakışta sıradan bir teknik terim gibi görünen “tambur mili”nin aslında insan zihni ve davranışları üzerindeki etkilerini psikolojik bir açıdan inceleyeceğiz. Tambur mili, mekanik bir sistemin parçası olarak tanımlanabilirken, psikolojik bir mercekten bakıldığında aslında bir kişinin içsel gücü, iradesi ve yaşam döngüsündeki etkileşimleriyle ilişkilendirilebilecek bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Bunu anlamak için önce “tambur mili”nin işlevini…

12 Yorum

Kamuda eczacı nasıl olunur ?

Kamuda Eczacı Nasıl Olunur? Bir Hayalin, Bir Mesleğin, Bir Hizmetin Hikâyesi “Kamuda eczacı olmak…” Cümleyi ilk duyduğumda kulağıma güvenli, düzenli, hatta biraz da romantik gelmişti. Beyaz önlük içinde bir laboratuvar değil, bir sistemin parçası olmak; toplumun sağlığına doğrudan katkı vermek… Bu yazıyı, bu hayali kuran herkes için yazıyorum. Çünkü kamuda eczacı olmanın yolu sadece bir diploma değil; sabır, disiplin ve biraz da stratejiyle örülmüş bir yolculuk. Kamuda Eczacı Olmak Ne Demek? Kamuda eczacı, devletin sağlık politikalarını sahada uygulayan, ilaç temininden hasta bilgilendirmeye kadar pek çok süreçte görev alan profesyoneldir. Sağlık Bakanlığı, üniversite hastaneleri, askeri kurumlar, belediyeler ve kamu hastanelerinde istihdam…

16 Yorum

Sinir nasıl gevşer ?

Sinir Nasıl Gevşer? Felsefi Bir Bakış Açısıyla Felsefenin temel sorularından biri, insanın içsel durumlarının dış dünyayla nasıl etkileşime girdiğidir. Sinir, insanın içsel bir tepkisi olarak kendini fiziksel, duygusal ve zihinsel düzeylerde gösterebilir. Peki, bu sinir nasıl gevşer? Sinirin gevşemesi, yalnızca biyolojik bir süreç mi, yoksa daha derin bir etik, epistemolojik ve ontolojik boyutu var mı? Bu yazıda, sinirin gevşemesi sürecini felsefi bir bakış açısıyla ele alacak ve bu soruyu üç temel felsefi perspektiften tartışacağım: etik, epistemoloji ve ontoloji. Sinir ve Etik: İyi Yaşamın Temel Dinamikleri Felsefede etik, doğru ve yanlış arasındaki sınırları belirlemeye çalışırken, aynı zamanda insanların hangi yaşam tarzının…

16 Yorum

Sanığın yokluğunda mahkumiyet kararı verilebilir mi ?

Sanığın Yokluğunda Mahkumiyet Kararı Verilebilir Mi? Felsefi Bir Yaklaşım Giriş: Adalet ve Bireysel Haklar Üzerine Düşünsel Bir Sorgulama Adalet, insanoğlunun en eski ve en karmaşık ideallerinden biridir. Antik Yunan’da Sokratik diyaloglar aracılığıyla sorgulanan adalet anlayışı, bugün hala hukuk sistemleri ve toplumlar için temel bir kavram olarak varlığını sürdürüyor. Ancak, bir davada sanığın yokluğunda mahkumiyet kararı verilmesi, adaletin ve bireysel hakların karşı karşıya kaldığı bir paradoksu ortaya çıkarır. Adalet, yalnızca suçluya değil, suçsuzluğunu ispat etme hakkına sahip olmasına da saygı göstermelidir. Peki, sanığın mahkemede yer almadığı bir durumda, mahkumiyet kararı verilmesi ne kadar doğru bir yaklaşımdır? Bu soruyu felsefi bir bakış…

16 Yorum

Kamer Arapça mı ?

Ya Cami Nasıl Yazılır? – Erkekler Stratejik, Kadınlar Empatik, Klavyeler Şaşkın! Bir sabah kahvemi almış, sosyal medyada dolanırken önüme bir paylaşım düştü: “Cami mi, camii mi, cami’i mi, cami mi?” derken beynim Windows 95 gibi dondu. Dedim ki, tamam bugün “Ya Cami Nasıl Yazılır?” mevzusuna el atalım. Ama öyle sıkıcı bir dilbilgisi yazısı gibi değil, biraz erkek stratejisi, biraz kadın empatisi, bolca da kahkaha eşliğinde! Erkeklerin Cami Yaklaşımı: “Abi Çözümü Söyle, Uzatma” Erkekler için mesele basit: “Nasıl yazılıyor kardeşim, onu söyle, geç!” Onlara göre bu tür dilbilgisi tartışmaları, uzay mekiği hesaplamaları kadar gereksizdir. Bir erkek “Cami mi camii mi?” sorusunu…

8 Yorum

CRP kaç olursa sepsis olur ?

CRP kaç olursa sepsis olur? Tek bir sayı peşinde koşmanın tehlikesi Sepsisi tek bir laboratuvar değerine indirgeme arzusu çok insani: Kafamızda net bir sınır olsun, kapıdan giren hastayı “sepsis var/yok” diye hızla ayıralım istiyoruz. Ben de bir klinik meraklısı olarak yıllarca şu sorunun peşinden koştum: “CRP kaç olursa sepsis olur?” Ama gelin birlikte dürüst olalım—bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Nedenini, nereden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi, samimi bir sohbette masaya yatırır gibi konuşalım. Önce temel: Sepsis nasıl tanımlanır? Bugünün ortak dili “Sepsis-3”. Bu tanım, sepsisi enfeksiyona karşı düzensiz konak yanıtının yol açtığı, hayatı tehdit eden organ disfonksiyonu olarak tarif…

14 Yorum

Göz payı nedir ?

Göz Payı Nedir? Psikolojik Bir Bakışla Algının, Dengenin ve Mesafenin Sınırları Bir Psikoloğun Merakı: Bakışla Başlayan Mesafe İnsan davranışlarını gözlemleyen bir psikolog için her detay bir ipucudur. “Göz payı” da bu ipuçlarından biridir. Gündelik dilde genellikle “ölçüye dayalı bir pay” gibi algılansa da, psikolojik açıdan göz payı insanın dünyayı algılama biçimiyle, dikkatinin sınırlarıyla ve başkalarıyla kurduğu görünmez mesafeyle ilgilidir. Göz, yalnızca görmenin değil, anlamanın da organıdır. Bu yüzden göz payı, hem fiziksel hem de zihinsel bir mesafeyi temsil eder — bir şeyin “ne kadar yakın ya da uzak” hissettirdiğini belirleyen görünmez bir ölçüdür. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden: Algının Ölçüsü Olarak Göz…

10 Yorum

Göz bebeği atasözü mü deyim mi ?

Göz Bebeği: Atasözü mü Deyim mi? Ekonomik Bir Perspektif Bir ekonomist için her kelime bir kaynak, her düşünce bir yatırım, her tercih ise bir maliyettir. Kaynakların sınırlılığı ve seçimlerin kaçınılmaz sonuçlarıyla örülü bu dünyada, dilin kendisi de tıpkı piyasalar gibi arz-talep dengesine tabidir. “Göz bebeği” ifadesi, Türkçenin zengin deyimsel hazinesinde sıkça kullanılan bir örnektir. Ancak bu ifade yalnızca dilsel bir yapı değil, aynı zamanda ekonomik bir metafor olarak da okunabilir. Öyleyse, “göz bebeği” atasözü mü, deyim mi? Bu soruya yanıt ararken, aynı zamanda bireylerin ve toplumların değer atfettikleri şeyleri nasıl koruduklarını, nasıl seçtiklerini ve hangi bedelleri ödemeye razı olduklarını da…

10 Yorum

Grip için en etkili ilaç nedir ?

Toplumun İlacı: Grip İçin En Etkili İlaç Nedir? Bir sosyolog olarak, en sıradan soruların bile toplumun derin yapısını anlamak için bir pencere açtığını düşünüyorum. “Grip için en etkili ilaç nedir?” sorusu da aslında yalnızca bir sağlık meselesi değildir. Bu soru, birey ile toplumun, bilim ile kültürün, erkek ile kadının ve modern tıp ile geleneksel bilgeliklerin kesiştiği yerde durur. Grip, bir virüs kadar toplumsal bir olgudur; ilaç ise yalnızca bedeni değil, bir kültürü de iyileştirmeye yöneliktir. Toplumsal Normlar ve Hastalık Anlayışı Hastalık Kültürünün Görünmeyen Kodları Her toplumda hastalık, yalnızca biyolojik bir durum değil, aynı zamanda bir toplumsal rol değişimi anlamına gelir.…

10 Yorum
şişli escort ankara escort
Sitemap
betcivdcasino güncel girişilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet