Kara Büyü Nedir, Ne İçin Yapılır? Felsefi Bir İnceleme İnsanlık tarihi boyunca, insanlar etraflarındaki dünyayı anlamaya çalışırken çeşitli güçlerin varlığına inanmış ve bu güçleri manipüle etme yollarını aramıştır. Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi disiplinler, her şeyin özünü, doğruyu ve gerçek bilgiyi sorgulayan temel soruları içerir. Ancak, bu sorulara verdiklerimiz cevaplar, çoğu zaman bilginin kaynağını ve amacını anlamada bizi belirsizliğe iter. Kara büyü gibi kavramlar, bu belirsizliklerin, gücün ve iradenin kesişim noktasında yer alır. Kara büyü, ne kadar eski bir kavram olsa da, hala insanlık zihninde derin izler bırakmaktadır. Felsefi bir açıdan bakıldığında, “Gerçekten bir insanın iradesi dışındaki bir gücün…
Yorum BırakKategori: Makaleler
“Elbette Durum Zarfı mı?” Edebiyat Perspektifinden Derinlemesine Bir İnceleme Kelimeler, sadece birer iletişim aracı değil, insan ruhunun en derin köşelerine dokunan, duyguları ve düşünceleri şekillendiren güçlü birer yapıdır. Edebiyat ise bu kelimeleri bir araya getirerek birer dünyaya dönüştürür. Yazarlar, bir cümle, bir kelime ile yeni anlamlar yaratabilir, okurlar ise bu anlamları iç dünyalarında keşfeder ve dönüştürür. Bu yazı, dilin gücünü ve edebiyatın dönüştürücü etkisini düşündürerek, “Elbette durum zarfı mı?” gibi basit bir dilbilgisel yapıyı, derinlemesine bir edebi tartışmaya dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Dilbilgisel terimlerin, özellikle de edebiyatın en ince köşelerinde nasıl anlam kazandığını görmek, kelimenin ötesindeki anlamları keşfetmek, edebiyatın ruhunu anlamak için…
Yorum BırakToplumları anlamaya çalışırken, onlara dışarıdan bakmak her zaman en kolay yol gibi görünür. Ancak, bir toplumu tam anlamak için içinden bakmak, insanları dinlemek, onların yaşam biçimlerini, değer yargılarını ve kültürel pratiklerini anlamak çok daha zorlu ama bir o kadar da öğreticidir. Toplumların mikro düzeydeki etkileşimlerini, günlük hayatta gördükleri güç dinamiklerini, cinsiyet rolleri ve toplumsal normlarla nasıl şekillendiklerini anlamak ise çok daha karmaşıktır. Göle, Ardahan ilinin bir ilçesi olarak, hem coğrafi hem de kültürel olarak pek çok farklı yapıyı barındıran bir bölge. Bu yazıda, Göle’nin köy sayısına odaklanarak, bölgedeki toplumsal yapıyı, kültürel etkileşimleri ve bunların bireyler üzerindeki etkilerini anlamaya çalışacağız. Ardahan…
Yorum BırakKişisel Bir Başlangıç: Neden Aile Diş Hekimliği Neden Psikolojik Bir Mercek Gerektirir? Birçok insan sağlık hizmetlerini yalnızca biyolojik bir ihtiyaç olarak düşünür. Ancak herhangi bir sağlık modeli, sadece bedenimizin yapıtaşlarıyla değil; bilişsel süreçlerimiz, duygusal zekâ mekanizmalarımız ve sosyal etkileşim ağlarımızla da iç içedir. Diş hekimliği söz konusu olduğunda bile, bir çocuk korkusunu bastırmaya çalışırken, ebeveynin bilinçaltında geçmiş deneyimlerin yankıları dolaşır. Bu yazıda “Aile diş hekimliği pilot iller hangileri?” sorusunu bu psikolojik mercekten ele alacağız: sadece “nerede” değil, “neden öyle” ve “biz buna nasıl anlam yüklüyoruz?” sorularını soracağız. Bu yaklaşım, sağlık politikalarının birey ve toplum üzerindeki bilişsel, duygusal ve sosyal etkilerini…
Yorum BırakDeniz kokusunun zihnimde hafif bir huzur dalgası uyandırdığı bir sabahı hatırlıyorum. Bir tatil köyünü ziyaret etmek, sırf doğanın sunduğu güzelliklerle baş başa kalmak değil; aynı zamanda kendi bilişsel süreçlerimizi, duygusal tepkilerimizi ve başkalarıyla kurduğumuz sosyal etkileşimleri de tetikler. Bu yüzden İhlas Armutlu Tatil Köyünde neler var? sorusuna sadece fiziksel özellikler üzerinden yanıt aramak bana yeterli gelmedi; bu yazıda, bu yerin psikolojik yankılarını bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden mercek altına alacağım. Bilişsel Psikoloji: Tatilde Algı, Dikkat ve Beklentiler Bilişsel psikoloji, insanların çevrelerinden gelen bilgiyi nasıl işlediğini inceler. Bir tatil köyüne adım attığınızda doğrudan yüzleştiğiniz ilk şeyler, mekânın sunduğu uyaranlardır: denizin…
Yorum BırakAstımı Olanlar Nasıl Halı Kullanmalı? Astım, günümüz toplumlarında yaygın bir sağlık sorunu olup, çevresel faktörlerden, genetik yatkınlıklara kadar pek çok etkene bağlı olarak tetiklenebilir. Astımı olan bireyler, evdeki pek çok şeyin onlar için bir tehlike unsuru taşıyabileceğini bilmelidir. Bu yazıda, astımı olanlar için halı kullanımı konusunu üç felsefi perspektiften ele alacağız: etik, epistemoloji ve ontoloji. Amaç, sadece bir pratik çözüm önerisi sunmak değil, aynı zamanda bu meselenin daha derin felsefi boyutlarına inmektir. Giriş: Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Bağlamında Bir Düşünce Deneyi Felsefe, genellikle hayatın karmaşık meselelerine dair bir içsel sorgulama süreci olarak tanımlanır. Astımlı bir birey için, bir halı ne…
Yorum BırakAkustik ve Kültürler Arası Gösterimler: Bir Antropolojik Keşif İnsanlık tarihinin en derin, en ilginç yönlerinden biri, kültürlerin ve toplulukların sesler aracılığıyla kendilerini ifade etme biçimleridir. Akustik, sadece sesi anlamakla ilgili bir bilimsel alan değildir; aynı zamanda kültürlerin kimlik inşasında, ritüel ve sembollerle iç içe geçmiş bir öge olarak karşımıza çıkar. Akustik, kültürlerin zaman içinde nasıl evrildiğini, insanların dünya ile kurduğu bağları ve toplumların kendilerini nasıl tanımladığını anlamamıza yardımcı olan çok boyutlu bir olgudur. Peki, akustik nedir ve ne işe yarar? Yalnızca fiziksel bir fenomenden mi ibarettir, yoksa kültürel bir anlam taşıyan bir araca mı dönüşmüştür? Akustik, her ne kadar teknolojik…
Yorum BırakÜlke İçinde Ülkeye Ne Denir? Edebiyat Perspektifinden Bir Keşif Kelimeler, sadece iletişim aracından çok daha fazlasıdır; onlar, kültürün, tarihin ve kimliğin birer taşıyıcısıdır. Bir kelimenin anlamı, zamanla evrilir ve bazen o anlam, tek bir cümlede bir hayatı, bir dönemi, bir toplumu özetler. Edebiyat, bu gücü en derinden hisseden ve işleyen bir disiplindir. Her metin, bir dönemi, bir kültürü yansıttığı gibi, bazen de o dönemin karmaşasını ya da sükûnetini sorgular. “Ülke içinde ülkeye ne denir?” sorusu da, tam olarak bu sorgulamayı çağrıştıran bir sorudur. Toplumsal yapıları, kültürel kimlikleri, içsel çatışmaları ve kolektif bilinçaltını ele alırken, edebiyatın bir aracı olarak semboller ve…
Yorum BırakUzunköprü’nün Meşhur Yemeği: Edebiyatın Sözle Harmanlanmış Lezzetleri Kelimenin gücü, tarih boyunca sadece anlam taşımakla kalmadı; aynı zamanda toplumsal hafızayı, kültürel değerleri ve bireysel kimlikleri şekillendirdi. Edebiyat, her bir kelimeyle bir dünya kurar, duyguları dokular, düşünceleri yönlendirir. Öyle ki, bazen bir kasaba, bir kent veya bir bölge, sadece coğrafi bir yerleşim yeri olmanın ötesinde, bir anlatı, bir kültür ve bir lezzet deneyiminin birleştiği bir metne dönüşebilir. Uzunköprü de işte böyle bir yerdir: sadece Ege’nin köklü bir kasabası değil, aynı zamanda edebiyatın dilinde, tarihsel bağlamlarda, kültürel temalarda anlam kazanan bir karakterdir. Peki, Uzunköprü’nün meşhur yemeği nedir? Bu soru, bir gastronomik keşif olmanın…
Yorum BırakTÜBİTAK Ek Puan Ne Kadar? Kültürel Bir Perspektiften Bakış Dünya üzerindeki kültürlerin zengin çeşitliliği, insanlık tarihinin ve toplumsal yapılarının derin izlerini taşır. Her kültür, kendi ritüelleri, sembolleri ve kimlik anlayışıyla şekillenir. Bazen basit bir uygulama ya da gelenek, bir toplumun ne kadar derin bir anlam taşıdığını gösterir. Bu anlamlar, yalnızca insanlar arasında değil, aynı zamanda toplumsal sistemlerin işleyişinde de önemli rol oynar. Bu yazıda, bir eğitim sisteminin ve motivasyon mekanizmalarının, kültürler arası bağlamda nasıl şekillendiğini ele alacağız. Özellikle TÜBİTAK ek puan uygulamasının bir kültürel gözlemi olarak nasıl algılandığını ve farklı toplulukların bu tür uygulamalara nasıl farklı tepkiler verdiğini inceleyeceğiz. Bir…
Yorum Bırak