Azer Bülbül’ün Ailesi Kimdir? Felsefi Bir Perspektiften İnceleme Hayatımıza dair en temel sorulardan biri, kim olduğumuzdur. Bu sorunun arkasında hem bireysel kimlik hem de toplumsal bağlamdaki yerimiz yatar. Kimliğimiz yalnızca kendimizi nasıl algıladığımızla ilgili değil, aynı zamanda hangi tarihsel, kültürel ve ailevi bağlarla şekillendiğiyle de ilgilidir. Peki ya bir insanın ailesi? Aile, bizim kim olduğumuzu oluşturan en temel yapı taşlarından biridir, ancak ailenin kimliği, ona dair bilgiye nasıl yaklaştığımıza ve ona dair sahip olduğumuz algılara bağlı olarak değişebilir. Azer Bülbül, Türk halk müziğinin önemli isimlerinden biri olarak bilinir, ancak onun ailesi ve hayatı da tıpkı müziği gibi zaman içinde şekillenen…
Yorum BırakSosyal Medya Tüyoları Yazılar
Alakart Hizmet: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir Düşünce Kelimeler, bir yazarın kaleminden çıkarken, her biri birer dünyayı, birer zaman dilimini, birer duyguyu barındırır. Bir metin, okura sadece hikayeyi değil, kendisini de sunar. İnsanın içsel çatışmalarını, toplumsal yapıları, ölümsüzlük arayışlarını ve hayatta kalan tüm sessiz yanları anlatır. Anlatıların gücü, kelimelere yüklenen anlamlarla sınırlı değildir; her metin, okura bir yolculuk sunar, her okur ise farklı bir anlam dünyasına adım atar. Peki, bu anlatıların çeşitliliği, zenginliği, farklılıkları arasında ne gibi paralellikler vardır? İşte bu noktada, “alakart hizmet” kavramı edebiyatın sunduğu farklı perspektiflere, temalara ve biçimlere benzer bir şekilde karşımıza çıkabilir. Alakart hizmet, yemek…
Yorum BırakBİM İngilizcesi Nedir? Felsefi Bir Bakış Bir düşünür, insanın gerçekliği anlama çabasının ve dil aracılığıyla dünyayı kavrayışının insanlık tarihinin temel taşlarını oluşturduğunu söyler. Felsefe, bu amacın peşinden sürüklerken, her bir kelimenin, her bir terimin bize ne anlattığını sorgulamanın ve anlamı derinleştirmenin önemini hatırlatır. BİM İngilizcesi, Türkçe’de oldukça yaygın bir şekilde karşılaşılan bir kavramdır; ancak bu kavramın içsel ve felsefi anlamını tam olarak kavrayabiliyor muyuz? Dil, kültür, etik ve bilgi kuramı (epistemoloji) gibi temel felsefi dallar ışığında, BİM’in İngilizcesinin ne olduğunu anlamak, aslında çok daha derin bir felsefi sorgulamanın başlangıcı olabilir. BİM’in bizlere sunduğu anlam nedir? Bu anlam, doğru bir şekilde…
Yorum BırakBen İsminin Anlamı Nedir? Kültürel Bir Keşif Bir ismin peşinden gitmek, yalnızca bir kelimenin anlamını çözmekten çok daha fazlasıdır. Bir isme odaklandığınızda, o ismin taşıdığı tarih, kültür, toplumsal değerler ve kimlik gibi derinlemesine anlam katmanlarını keşfetmeye başlarsınız. Her isim, bulunduğu toplumda bir anlatı oluşturur. O toplumun ritüellerini, sembollerini, akrabalık ilişkilerini, ekonomik sistemlerini ve kimlik oluşumunu yansıtan bir aynadır. Ancak bir ismin anlamı, bu unsurların hepsiyle şekillenen bir yapıdır ve her kültürde farklı bir form alabilir. İsminin ne anlama geldiğini hiç düşündünüz mü? Ya da başka birinin ismi? Her kültür, isimlere farklı anlamlar yükler ve her birey, bu ismin taşıdığı anlamları…
Yorum BırakAllerset Nedir? Antihistaminik Bir İlaç ve Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Kelimeler bazen bir ilacın etkisi gibi işler. Okuduğumuz her satır, aldığımız her sözcük, bedensel değil, zihinsel bir tedaviye dönüşür. Bir roman, bir şiir, ya da bir deneme, içimizdeki en derin huzursuzlukları yatıştırırken, bazen bir ilaç, bir tedavi de düşüncelerimizi sakinleştirebilir. Allerset, antihistaminik bir ilaç olarak alerjilerin etkilerini hafifletirken, bir anlamda dilin sakinleştirici gücüyle de benzerlikler taşır. Peki, kelimeler ile ilaçlar arasındaki bu paralellik nasıl işler? Edebiyatın dönüştürücü gücüyle bir antihistaminik olan Allerset’i düşünmek, bize yalnızca tıbbi bir çözüm sunmakla kalmaz, aynı zamanda dilin ve sembolizmin derinliklerine inmeye davet eder. Allerset ve…
Yorum Bırakİş Mahkemesi Tazminatında Faiz: Toplumsal Adaletin ve Eşitsizliğin Yansıması Bazen bir toplumun yüzeyinin altına bakmak, adaletin ne kadar derinlere işlediğini anlamamıza yardımcı olur. Bu sadece büyük davalarla değil, gündelik hayatta karşımıza çıkan daha sıradan ama bir o kadar önemli meselelerle ilgilidir. İş mahkemesinde kazanılan tazminat davası, bir anlamda toplumsal yapının ve güç ilişkilerinin nasıl şekillendiğini gözler önüne seren bir örnek olabilir. Tazminatın büyüklüğü, faiz oranı, işçinin haklarının ne kadar savunulduğu ve bu sürecin sonunda ne kadar adalet sağlandığına dair daha geniş bir perspektife sahip olmak, toplumsal eşitsizliklerin nasıl işlediğini anlamamıza yardımcı olabilir. Çalışanların haklarını savunmanın ötesinde, bu sürecin finansal anlamda…
Yorum Bırakİlk Çipi Kim İcat Etti? Kültürlerarası Bir Bakış Açısıyla Bir düşünün, her kültür kendi içinde bir dil, bir kimlik, bir ritüel oluşturur. Toplumlar, insanlık tarihini şekillendirirken, akıl ve yaratıcılıklarını çok farklı yollarla ifade etmişlerdir. Teknoloji de, farklı kültürlerin ihtiyaçlarına ve değerlerine göre şekillenmiştir. Peki, teknolojiye dair köklü bir yenilik olan çip, hangi kültürün ürünüdür? Kim ilk çipi icat etti ve bu icat, farklı kültürler açısından ne anlam taşıyor? Bugün, insanlık olarak kullandığımız her teknolojik aletin kökeninde, bir kültürel bağlam var. Çipin icadı da bu bağlamda incelendiğinde, çok daha derin bir anlam kazanıyor. Bilişimin ve modern teknolojinin temel taşı olan çip,…
Yorum BırakYağmur Yağmadan Şimşek Çakması: Eğitimde Dönüşümün Başlangıcı Doğadaki her olayın, görünmeyen bir neden-sonuç ilişkisi vardır. Yağmur yağmadan önce, şimşek çakar. Bu, çoğumuz için alışılmış bir doğa olayıdır, ancak öğretici bir bakış açısıyla bakıldığında, bu olay, daha derin anlamlar taşıyabilir. Şimşeğin çakması, bir şeylerin değişmek üzere olduğuna dair güçlü bir işarettir. Peki, bu doğal olgunun eğitimle nasıl bir ilişkisi olabilir? Öğrenme sürecinde, bazen şimşeğin çakması, öğretmenlerin ya da öğrencilerin farkındalıklarının bir uyanışı, bir dönüşümün başlangıcıdır. Bazen de bir ‘şimşek’ gibi aydınlanan bir an, yeni bir anlayışın, kavrayışın kapılarını açar. Bu yazı, şimşeğin çakmasını, öğrenme sürecindeki dönüştürücü anlarla paralel bir şekilde tartışarak,…
Yorum BırakBazı kelimeler vardır; ilk bakışta gündelik, hatta sıradan görünür. Ama dikkatle bakınca içlerinden bir hikâye sızar. “Yaprak” da öyle bir kelime. Ağaçtan kopar, sofraya gelir, dile dolanır. Bir de “sarmalık” olduğunda… Artık sadece bir bitki parçası değil, bir anlatının taşıyıcısı olur. Sarmalık yaprak nasıl olmalı? sorusu, mutfakta başlayan ama edebiyatta yankılanan bir soruya dönüşür. Çünkü edebiyat, en çok da böyle soruları sever: basit görünenin içindeki çok katmanlı anlamları. Bu yazı, sarmalık yaprağı bir yemek tarifinden çıkarıp metinlerin, karakterlerin ve temaların arasına bırakıyor. Kelimelerin gücüyle, anlatıların dönüştürücü etkisiyle bakmayı deniyor. Sarmalık yaprak nedir? Metnin yüzeyi En yalın hâliyle sarmalık yaprak; dolgunun…
Yorum BırakGüç, Bilgi ve Meşruiyet: Antibiyotik Üzerinden Demokrasi ve Katılım Dünyayı bir düzenin parçası olarak görmek, her şeyin yerli yerinde işlediği bir sistemin parçası olduğumuzu varsaymak, bize bir güven duygusu verir. Ancak, gücün her alanda etkili olduğu bir toplumda, işler her zaman göründüğü gibi değildir. Peki ya toplum sağlığı gibi temel bir mesele? Burada da güç ilişkileri, kurumlar ve ideolojiler devreye girer. Antibiyotikler, yalnızca bir sağlık meselesi değil, aynı zamanda iktidar, yurttaşlık ve devletin meşruiyetiyle de ilgilidir. Bugün, evde antibiyotik yapımı gibi basit bir pratik, aslında daha büyük toplumsal soruları gündeme getirebilir: Hangi bilgiyi kim üretiyor? Kim karar veriyor? Yalnızca tıbbi…
Yorum Bırak